Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors

Çorba sofraların hem lezzeti hem sağlığı oldu

İftar sofralarının vazgeçilmezi olan çorba, yalnızca geleneksel bir başlangıç değil; aynı zamanda dengeli beslenmenin de önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre sebze, baklagil, tahıl ve yoğurt bazlı çorbalar hem doyurucu hem de besleyici özellikleriyle günlük beslenmeye güçlü katkı sağlıyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, özellikle iftar sofralarında tercih edilen çorbanın sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti.

Çorba sofraların hem lezzeti hem sağlığı olduSindirimi destekliyor, tokluk süresini uzatıyor

Çorbanın; sebze, baklagil, tahıl, yoğurt ve et grubu besinlerle hazırlanabilmesi sayesinde karbonhidrat, protein, lif, vitamin ve mineral alımına katkı sunduğunu belirten İspiroğlu, sıvı ve ılık yapısının sindirimi kolaylaştırdığını ifade etti.

İspiroğlu, “Sıvı ve ılık yapısı sayesinde çorbalar sindirimi destekler, mideyi yormadan bağırsak hareketlerine katkı sağlar.” dedi.

Yemek öncesinde ya da öğünün başında tüketilen çorbanın yeme süresini uzattığını aktaran İspiroğlu, bu durumun toklukla ilişkili hormonların salgılanmasını desteklediğini ve daha erken doyma hissi sağladığını kaydetti.

Bağışıklık sistemine destek sağlıyor

Kış aylarında bağışıklığın korunmasında da çorbanın önemli bir rol üstlendiğini belirten İspiroğlu, sebze, et suyu ve yoğurt bazlı tariflerin vitamin, mineral ve sıvı alımını artırarak vücudun savunma mekanizmalarına katkı sunduğunu söyledi.

Soğuk havalarda azalan sıvı tüketimine karşı çorbanın iyi bir alternatif olduğunu vurgulayan İspiroğlu, kilo kontrolü açısından ise içeriğin belirleyici olduğuna dikkat çekti.

Sebze, baklagil ve yoğurt bazlı çorbaların lif ve protein içerikleri sayesinde enerji alımını dengelemeye yardımcı olduğunu belirten uzman isim, fazla yağ ve un kullanılan tarifler yerine doğal içeriği öne çıkan seçeneklerin tercih edilmesini önerdi.

Ev yapımı çorbalar daha avantajlı

Hazır ürünlere kıyasla ev yapımı çorbaların içerik kontrolü açısından daha güvenilir olduğunu dile getiren İspiroğlu, “Tuz miktarı ayarlanabilir, katkı maddeleri içermez ve besin çeşitliliği artırılabilir.” dedi.

Geleneksel mutfakta özel bir yere sahip olan yayla çorbasının bu yaklaşımın iyi bir örneği olduğunu belirten İspiroğlu, yoğurt, pirinç veya arpa ve nane gibi bileşenlerin dengeli bir öğün oluşturduğunu söyledi. Özellikle kış aylarında tercih edilen bu çorbanın hem hafif hem de besleyici yapısıyla öne çıktığını ifade etti.

İspiroğlu, ev yapımı çorbaların sade içeriği ve sindirimi destekleyen özellikleri sayesinde sağlıklı beslenmenin zamansız ve güvenilir bir parçası olmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.